ALANYA'YI KEŞFET

ALANYA'YI KEŞFET
ALANYA'YI KEŞFET
02 - Şubat - 2021

Alanya Gezilecek Yerler

Alanya şehir merkezi ve çevresini gezmek için size ilk önerim Atatürk Anıtı’ndan gezmeye başlamanız. Alanya’nın tam göbeği ve kime sorsanız size burayı tarif edebilir. Anıta geldiyseniz turumuza Kızılkule ve tersaneden başlayabiliriz.

İskeleye inerek yaklaşık 5 dakika yürüme mesafesindeki Kızılkule ve tersaneye doğru yol alabilirsiniz. Orta Çağ Akdeniz savunma yapılarının eşsiz bir örneği olan Kızılkule, limanı, tersaneyi ve Alanya Kalesi’ni deniz yönünden gelecek saldırılara karşı korumak amacıyla Selçuklu hükümdarı I.Alaaddin Keykubat tarafından 1221 yılında inşa ettirilmiş. Bu ismi almasının pek malum sebebi kızıl-turuncu renkli taşlardan yapılmış olması. Düzgün bir sekizgen şeklindeki kule 33 metre yüksekliğinde. Bu kadar heybetli bir kulenin giriş kapısı kafanızı eğerek içeri gireceğiniz derecede küçük boyutta ???? Yine ilginçtir ki o kadar küçük bir kapının üzerindeki kilidi ise oldukça büyük. İçeri girdiğinizde dışarının sıcağından sonra gelen serinliği hissedebilirsiniz. Yukarı çıkış için 87 basamaklı dik merdiveni  çıkmak gerekiyor. Tepeye ulaştığınızda is enfes bir Alanya manzarası sizi bekliyor olacak. Giriş ücreti: 6 TL, Müzekart’ınız varsa ücretsiz.

Selçuklu Tersanesi

Kızılkule’den çıkıp surlara bitişik dar yoldan devam ettiğinizde tersaneye ulaşırsınız. Yolun sonu için acele etmeyin çünkü bu dar patikanın manzarası oldukça güzel, keyfini çıkarın. Tersaneye geldiğinizde oldukça eski ancak bakımlı olduğunu hemen fark edebilirsiniz. Alaaddin Keykubat Kızılkule’nin bitiminden 2 yıl sonra 1228 yılında burayı yaptırmış. 55 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki tersanenin 5 gözü var. Ayrıca burası Selçukluların Akdeniz’deki hakimiyetinin simgesi olan tek tersane. 1960’lı yıllara kadar içinde tekne yapımının ve onarımının devam ettiği tersane, bugün denizcilik ve gemi konusunun işlendiği bir müze olarak hizmet veriyor. Ve bence içerinin ambiyansı çok hoş, kesinlikle görmelisiniz. Giriş ücreti yine 6 tl ve Müzekart geçiyor.

 

Tophane Mahallesi

Tersane turunuz bittiyse hemen önündeki yaşlı çınarın altında soluklanabilirsiniz. Sonrasında aynı geldiğiniz yoldan Kızılkule’ye dönerek eski taş döşeme yoldan Tophane Mahallesi’ne doğru yol alabilirsiniz. Tophane’ye gitmenin bir diğer yolu da arabayla kaleye çıkıp yürüyerek aşağı inmek. Tophane, Alanya’nın en eski mahallelerinden. İyi derecede korunmuş geleneksel Alanya evlerinin bulunduğu bu mahalleyi turlarken çok keyif alacağınızdan eminim. Dinlenmek ve bir şeyler yemek isterseniz kahvaltıcılar ve gözlemeciler bulunuyor. Hele bahar ayında gittiyseniz portakal çiçeği kokuları eşliğinde yapacağınız kahvaltı paha biçilemez. ????

 

Alanya Kalesi

Dik, kayalık bir yamacın üzerine kurulmuş Alanya Kalesi aslında tüm yarımadayı kapsıyor. Anadolu’da Selçuklu kimliğini koruyabilmiş tek Orta Çağ yerleşkesi olan surlarla çevrili Alanya Kalesi eşsiz bir kültürel miras. Öyle ki UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aday olarak gösteriliyor. Kaleyi çevreleyen surların uzunluğu ise tam 6.5 km! Kaleye tabelaları takip ederek aracınızla iki yoldan çıkabilirsiniz. Birincisi daha çok bilinen çarşı merkezinde, diğeri ise arka tarafta Damlataş Mağarası’nın hemen arkasında bulunuyor. Birinci yoldan çıkarken göreceğiniz küçük tünel görünümlü kapı aslında kaleye giriş kapısı niteliğinde. Eğer kondisyonunuz varsa yürüyerek de yaklaşık 1 saatte çıkabilirsiniz. Yolda durup Alanya manzarası eşliğinde fotoğraf çekebileceğiniz birçok nokta bulunuyor.

Ehmedek

İçkale’ye doğru yol alırken sağ tarafa doğru sapan dar bir yol ve Ehmedek yazılı tabelayı göreceksiniz. Dış kale surlarıyla birbirine bağlanmış iki kaleden daha eski olanı Ehmedek, eskiden sultanların, konuk devlet adamlarının ağırlandığı bir merkezmiş. Burası Anadolu’daki diğer kalelerden farklı olarak yüzyıllar boyunca kesintisiz bir şekilde kullanılmış. Girişinde göreceğiniz Kale Camii (Süleymaniye Camii) aslında 1231 yılında inşa edilmiş ancak dev bir yıldırım çarpması sonucunda yıkılmış. Sonraları Kanuni Sultan Süleyman tarafından aynı malzemelerle yeniden inşa ettirilmiş. Camiyi geçtikten sonra surlara devam ettiğinizde en güzel Alanya manzaralarından biriyle karşılaşacaksınız.

Ehmedek’e gidiş yolu üzerinde su kabağı süslemeleri ve el yapımı geleneksel ürünler satan küçük dükkanlar ve sergilere uğramayı unutmayın. Buralarda el yapımı çok orijinal ürünler bulabilirsiniz. Unutmadan söyleyeyim Ehmedek’e giriş ücreti 15 TL, Müzekart’a ücretsiz.

İçkale

En sonunda yolun bittiği yerde ulaşacağınız nokta İçkale yani Alanya Kalesi’nin en tepesi diyebileceğimiz bir yer. Burası da Ehmedek gibi o eski zamanlardan beri kullanılıyor ki sürdürülen arkeolojik kazılar, kentin akropolü niteliğindeki bu tarihi çevrenin M.Ö.3.yüzyıldan itibaren Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de kullanıldığını gösteriyor.

Çok da geniş bir alan değil aslında ancak içeride Bizans’tan kalma bir şapel, sarnıçlar, eski bir hamam ve Adam Atacağı(!) bulunuyor. Tüm bu tarihi eserleri gördükten sonra tabelalar sizi en sonunda ürpetici manzaraya sahip  Adam Atacağı’na ulaştırıyor. Bu nasıl isim diye soruyorsanız açıklayayım; Roma İmparatorluğu zamanında ölüme mahkum edilenler buradaki depoda üç gün aç susuz bekletiliyormuş. Sonrasında yukarı çıkarılıp eline üç tane taş veriliyormuş ve denize atması isteniyormuş. Eğer mahkum elindeki taşlardan birini denize ulaştırabilirse ölümden kurtuluyormuş. Ancak ulaştıramazsa buradan yani 250 metre yükseklikten aşağı atılıyormuş. Korkunç değil mi? Şimdilerde insanlar buradan dilek tutarak ellerindeki taşları denize ulaştırmaya çalışıyorlar J İçkale’ye ilkbahar ve yaz aylarında 09:00-19:30 arası giriş yapabilirsiniz ancak açık bir alan olduğu için öğle sıcağında gitmenizi hiç tavsiye etmiyorum. Giriş biraz pahalı: 20 TL, Müzekart’a ücretsiz.

Damlataş Mağarası

Kale turunuzu bitirdiyseniz kalenin arka tarafındaki yoldan iniş yaparak Damlataş Mağarası’na direk olarak ulaşabilirsiniz. Damlataş Mağarası oldukça küçük olmasına rağmen Türkiye’de turizme açılan ilk mağara olma özelliğini taşıyor. Ayrıca içerideki sarkıt ve dikitlerin M.Ö. 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği sanılıyor. İçerinin sıcaklığı yaz kış 22 derece civarında ve havasındaki fazla karbondioksit  ve yüksek oranda nem astım hastalarına çok iyi geliyormuş. Damlataş Mağarası’na kadar gelmişken günün yorgunluğunu mağaranın hemen dibindeki Kleopatra Plajı’nda atabilirsiniz. Damlataş Mağarası giriş ücreti: 7.5 TL, Müzekart geçersiz.

 

Kleopatra Plajı (Damlataş)

Aslında gezilecek yer kategorisine girmiyor ancak lafı geçmişken bahsetmeden geçmeyeyim dedim. Kleopatra Plajı yukarıdan kale surlarından batı yönüne baktığınızda gördüğünüz masmavi sahil şeridinin tamamı. Adını tahmin edebileceğiniz gibi Kraliçe Kleopatra’dan alıyor. Meşhur kraliçemiz Alanya ona hediye edildikten sonra gelir burada yüzermiş. Öyle ki söylenenlere göre Kleopatra’nın yüzmek istediğinde kullandığı ve kaleden direk olarak plaja giden bir tüneli bulunuyormuş. Bu plajın özelliği ne derseniz, suyunun berrak ve kumlarının açık renkli olması.. Aynı zamanda Türkiye’deki mavi bayraklı plajlardan bir tanesi. Maalesef turistlerin akın etmesi nedeniyle sabah saatleri dışında gün içerisinde söylendiği kadar tertemiz olmuyor. Giriş ücretsiz, şezlong ve şemsiye kiralamak isterseniz 15 TL civarında.

Alanya Arkeoloji Müzesi

Müzelere meraklıysanız yine Damlataş Mağarası’na yürüme mesafesinde bulunan Alanya Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Küçük bir müze olmasına rağmen içeride Antik çağlardan kalma birçok heykel, sikkeler, mozaikler, denizden çıkarılmış kalıntılar ve lahitler bulunuyor. Bahçedeki eserleri gezerken tavus kuşlarının da size eşlik edeceğini unutmayın ???? Giriş ücreti 7 TL.

Dim Çayı

Şimdiye kadar anlattığım yerlerin hepsi Alanya merkezinde bulunan yürüyerek gezebileceğiniz noktalardı. Dim Çayı ise Alanya’ya 6 km uzaklıkta bulunuyor ancak Alanya’ya gelmişken ziyaret etmeden dönmemeniz gereken yerlerden bir tanesi.  Burası biz Alanyalılar için yazın en kısa yoldan serinleme noktası ???? Dim Çayı vadi arasından akan, soğukluğu 4 dereceye(!) kadar inen yemyeşil ağaçların çevrelediği bir doğa harikası. Ancak su üzerinde o kadar çok piknik alanı var ki bu ilk görüşte  sizi biraz hayal kırıklığına uğratabilir. Yine de Alanya’nın sıcağından kaçmak ve doğayla iç içe olmak için güzel bir nokta. Özel aracınızla ya da şehir merkezinden kalkan otobüsle ulaşabilirsiniz. Buradaki piknik alanlarında kahvaltı yapabilir veya alabalığınızı yiyebilirsiniz. Eğer dayanabilirseniz buz gibi suya atlamaktan çekinmeyin!

 

 

Alanya Çevresi Gezilecek Yerler

Alanya sınırları içerisinde bulunan ancak merkeze biraz uzak olan yerleri de yazmadan geçmeyeyim dedim çünkü her biri ayrı güzellikte. Aracınız varsa buraları görmeden Alanya’dan dönmeyin. Merkezdeki Atatürk Anıtı’ndan itibaren uzaklıklarını da yanlarında görebilirsiniz.

  • Sapadere Kanyonu (41 km)
  • Aytap (Iotape) Antik Kenti (33km)
  • Syedra Antik Kenti (22 km)
  • Antiocheia Ad Cragum (Delikdeniz) (63 km)
  • Alara Çayı ve Alarahan (42 km)
  • Alanya Yaylaları (Dere-Türbelinas, Gedevet, Gökbel,)

Diğer Haberler
İletişim Bilgileri
+90 242 528 34 34 : +90 531 347 72 91 / +90 539 878 90 10 : allarentacar@hotmail.com : Alanya/Mahmutlar Barbaros Caddesi Toprak Mimoza Apt 16/A Antalya